Açlık Grevi - Refik Durbaş

Bunca yıldır aynı sancı:
Gerçekten demokratik bir ülkede
kanat açmasaydı kalemi şairlerin yazarların yelkeni olmasaydı kâğıt
umudun adı umut olarak yer alır mıydı sözlüklerde
sevincin adı sevinç olarak
özgürlüğün adı özgürlük olarak
İşte o zaman tükenirdi yasal olanaklar
Ama bunca yıldır aynı sancı:
Bunca yıldır yazarlar niye ve niçin
cezaevi parmaklıklarını kalem niyetine kullandılar
şairler niye durdu mahpushanelerin demir kapıları önünde
sözcükler her dilde özgür mü diye sorulduğunda, o zaman
tedavülden kalkacak açlık grevleri

Soruldu şaire: Nasıl katkı sağlar
açlık grevleri bir halklara?
Dedi şair: Halklar da şairler gibi
“vicdan”ın farkına vardığı zaman…
Halklar da bilincine vardığında
halk olduğunun
düşünceye özgürlüğün kendi özgürlüğü olduğunun
her cumartesi annesinin kendi annesi olduğunun
her açlık grevine yatanın kendi çocuğu olduğunun
dedi: insanın insan olduğunun…
Şimdi ve şu anda: “ölüm”e asla geçit verilmemesi mi?
Acilen gerçekleştirilmesi
“vicdan”ın sesini dinleyip
açlık grevlerinin bitirilmesi mi?
Mümkündür, çünkü haksızlık çürümüştür
Açlık, şantaja barikattır çünkü…
ana dile hakikat, halka ve hakka dikkattir
Bu yeter, her akşam kararan ışıkları
aydınlık ufuklara taşımaya…
 
Soruldu şaire: Sen de yer alır mısın
herhangi bir açlık grevinde?
 
Dedi şair: Ben hiç ayrılmadım ki
ustam olan şairlerin izinden
- Öpmesin ölüm bir daha
gözyaşları kuruyan o gözleri…