Bir Çınlama Boşlukta

Ihlamurları bıraktım. Gökyüzü yapraklarını. Bir kenti gölge masalına çeviren atkestanelerini. Alnımda üç sıra kirpik yarası, üç perçem mührü. Ağzım soğumuş arzu. Caddeleri bir dua gibi okuyan kalabalığı… geceyi özgürlüğe çeviren tutkuyu bıraktım. Bir çocuğun tırnaklarında kurumuş kan, kendimi sevdiğim suç. Kırmızı odalar bitti. Gövdem eşyalar sarkacı. Beyaz zamanlara geldim. Kardeşlerimin gelecek sesine çevirdiği sokakları bıraktım. Kaç kez kalbimden doğurduğum ölülerimi.Göğsümde cümlesi dağılmış sözler. Kim yalnızlığı yürürse beni yürürdü. Büyüdüğüm yılları bıraktım.
Ey sabah sevinçleri, akşam kederleri… ey yaseminlerin sessiz görkemi. Unutmaktan koruyun beni. Yaşama bilginize geldim..
Şükrü Erbaş