Manşet - Murathan Mungan

hayatıma manşet istiyorum
 birkaç manşete ihtiyacım var, günler tekdüze
 karton filmlerden yapılma bütün serüvenlerin
 içinden geçtiğimiz karanlık tünel bizim olmayan gündelik
 büyük bir köy artık bana tanınan, dünyaölüm tek ticaretin
biz söyleriz başkalarına kalır kelimeler
 sanal gerçeklikler için vurguna inmiş manşet
 gözlerimize attıkları bandın sakladığı karanlık
 kimsenin ofsetinde kazınmıyor yalan sarmal grafik
 kendine çevriniyor
 biz söyleriz başkalarına kalır kelimeler
 rekabetten başka yapacak bir şey bırakmıyorlar bize
 şerefin, haysiyetin, adaletin ve ümidin
 eski moda öyküsüne bir biletim var, alıp cezalı bir biletle
değiştiriyorlar. sesim hiçbir metinde tanınmayacak böyle
giderse.
aşık olmak istiyorum.
kendileri koyuyorlar kuralları. naklen yayınlamak

hep başkası çıkıyor kara piyasada kapalı iktisat

her yıl geriye çalışıyor infilaka kadar körlük

infilaka kadar kötülük

herkes birbirine düşman olursa sistem mümkün oluyor ve

buna, hayat işte, deniyor

şairler biliyor sonuna geliyoruz büyük duvara

herkes bir manşet bulmalı parçalandığı fragmanlara

bugünlerden bir gün çıkacaksak eğer, çıkılacaksa,

gömdüğümüz şeyler olmalı bugünlere, bir gün başka gözler

bugünleri yeniden okuduğunda bizi görsünler diye, birkaç

manşetlik kaba cephane

ne yalnızca siper ne barikatta verdiğimiz ölüler

şiir gizimizi herkesin gözleri önünde kaçırır geleceğe

kolay kirlenmeyecek mecralar deltalara vurur akıntısı

çıkarız çıkmalıyız acemi şiirler büyür başkalarının okuduğu

olduğu yerde

bizi de oldurur derin teorisiyle

tekin olmayan şiirlerin kotuma altına aldığı yarınlar

saklar kendi çocuklarını da

eski ve kara bir şarkı yineler kendini başkalarının

kaderlerinde:

"kendini ele verdiğin yerde

başkasına ihanet etmiş olursun

yapma n'olursun!

bizi almazken bizim kurduğumuz şehirler

biz söyleriz başkalarına kalır kelimeler

varsın olsun sen gene de

yapma n'olursun!"

yarım bırakılmış bir fragman gibi,

parçalanmışlığın sunduğu acemilikler gibi

mükemmel olmaktan özellikle kaçınmış şiirler gibi

söylenebilecek binlerce sözden yalnızca birkaçı gibi

kirletilmiş kayıtsızlığın her vahşeti mümkün kıldığı bir

dünyada

hayatımızın başına çekin kendi manşetinizi