Betül Tarıman; çocuk oyuncak silahını kırdı ve sordu: neden yüksektir efendinin bahçesi?

 
Çocuk oyuncak atını, sahte
Rütbelerini, çizmelerini…


*baba sokakta yırtılmış, lekelenmiş
asker kasketi kadar eski, yenik
ısrarı bir şemsiye gibi aç başıma
yoluna serildim ey hayat topla beni
gerginim
iki balkon arasına uzatılmış ip kadar
ortadoğu’da keyfi bir zengin
hınç rütbesi yüksek
altın kurnalarda ayaklarını yıkıyor
törpülenmiş tırnaklarında bitmeyecek kir

ve yüksek meclis: siz ensesi kalın efendiler
överek güzelliğini apoletlerinizin
öldürdünüz çocuğunu kız kardeşinizin
o sırada spiker günü yıkan bir haber veriyordu
öte yakasında şehrin çiçek çocukları
woodstock konserleri ve ağrı yüklü gemiler…
kadınlar ağdalı bacaklarını… kaşlarını
tüy kalmayıncaya dek…

biliyorum uzun sürecek etek öpme töreni
zaman: çocuk sokakta yırtılmış, lekelenmiş
asker postalı kadar eski yenik
sendeledim ey hayat
belediye töreniyle göm beni

çocuk oyuncak silahını
kırdı
ve sordu
neden yüksektir efendinin bahçesi
ve sırtı neden
kamburdur yürürken

* “anne yağmurda ıslanmış ezilmiş” / Altay Öktem