ey devlet beni de ‘UCUBE’ say ! Küçük İskender

 
UCUBE
ey devlet , beni de ötekileştir !
çünkü ötelenen , merkeze göre menzile daha yakındır.
ey devlet , beni de başkalaştır!
çünkü başkalaşan , sana benzemeyi bırakmıştır.
ey devlet , beni de yabancılaştır!
çünkü yabancılaşan , neden sevilmediğini anlayacak kadar
düşünmeye başlamıştır.
ey devlet , beni de farklılaştır!
çünkü farklılaşan , rasyonel evrimin yolcusudur.
ey devlet , beni de dışla!
çünkü dışlanan , içeriden çıkmış ve yeni şeylerle karşılaşmanın
heyecanına kapılmıştır.
seri katil ‘carl panzram’ der ki , ‘kendimi düzeltmek istemiyorum.
tek arzum beni düzeltmek isteyen insanları düzeltmek ; onları
düzeltmenin tek yolun un da onları öldürmek olduğuna inanıyorum.
benim düsturum şu : hepsini soy , hepsine tecavüz et ve hepsini öldür.
bir cani ile bir devlet arasındaki benzerlik , herkesin benliğinde bir
totaliter rejim hevesini baskı altında tutması. insanlar ve kurumlar
kendilerini ifade için daima bir enstrümana ihtiyaç duyar ; bir
besteciye müzik aleti , bir doktora tıbbi malzeme , bir katile bedenive karşısındakine zarar vereceği nesne , bir devlete ordu ,derinleştirilmiş kadrolar , din ve faşizm lazımdır.bilim aslında atomu parçalamakla değil , parçalanmış atomu tekrar
birleştirmekle kendine yakışır olacaktır.yönetme arzusu , belki kabullenilemez ama güdüsel bahanelerlemakulleştirilebilir ; ancak yönetilme arzusu diye bir olgu yoktur.
asimilasyona boyun eğip benzeyerek gücün kanatları altına giren ve can güvenliğini sağlayanların , prototipleşmeye karşı çıkıpbenzemeyi reddederek ortak kimlik şemsiyesi altından kopanlaradüşmanlığı , sürüden ayrılanı kurdun kapması sözüylekorkutulmaya çalışılınması çok bildik bir politikadır. bu politikayauymayan devlet yeryüzünde henüz görülmemiştir.öte , öteki , başka , fark , yabancı ve dışarısı : huzuru olağanda arayanlariçin sürekli bir korku öğesi. hollywood yıllarca bu öğelerlesüslü korku filmleriyle terbiye etti kapitalist amerikan toplumunu.o filmlerle biz de yerimizden sıçradık ortadoğuda. çok öteyegitmememizi söyledi ebeveynler biz çocukken ; başkalarıyla / yabancılarla konuşmamamız öğütlendi ; eve erken gelmemizin ,dışarıda fazla durmamamızın kafamıza çakılması da cabası. sanki
biz çok temizdik ve diğerleri dehşetin tek sorumlusuydu. ama diğerlerinin gözünde biz de diğerleri olmuyor muyduk ? nerden bakılsa bir ‘öteki’ hala hayattaydı.sınıflandırma , listeleme , ayrıştırma , ötekinin var olabilmesiylemümkündü. bütündeyse öteki kavramı anlamsızdır. anlamlıyla anlamsızın adlandırılması ise işe yarayanla , uyum sağlayanla buna öfkelenenin elektrolizine bağlı.
ey devlet beni de ‘ucube’ say !
çünkü ucubeleştirilen , hep hareket halindedir.