Sayfalar

tarıktufan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tarıktufan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

YAĞMUR / Tarık Tufan


Her insanın ömrü boyunca ezberinde tutacağı bir yağmuru olmalı... Ansızın veya keskin bir gök gürültüsü sonrası şehre düşen bir yağmuru ezberinde tutmalı insan..

Sevgili Doktor / Tarık Tufan



Sevgili doktor,

Beni rencide ettiniz. Ve ben açıkçası bunu sizden beklemiyordum, insanlara hasta olduğumu söylüyorsunuz. onlarla konuşmaya çalıştım fakat hiçbiri dinlemedi. tam konuşmaya başlarken acele laflar edip gitmeleri gerektiğini söylüyorlar. sanırım size daha çok inanıyorlar. önemsiyorlar da üstelik. bir defasın...da şizofren dediğinizi duydum. sonra anlayamadığm bir sürü şey. siz anlattıkça, onlar kafalarını sallıyorlar. sınıfta ön sıralardaki çocuklar gibi.
kahretsin!..
haklı olmazlar. onlara nasıl zarar verebilirim. onlar yaşamıyor doktor! türkü söylediklerini duymadım inanabiliyor musun? aşık olmuyorlar, uykusuz geçirdikleri tek bir gece yok.
tanrı'yı bu şehirde istemiyorlar.
bu arada iş için gönderdiğim başvuru formlarına referans olarak ıra, eta, hamas yazmamı garip karşıladınız. ben akşam çayı için bazen bask'ta, bazen şili'de, somali'de, iskoçya'da içiyorum. bunun adı dostluktur doktor.
sınırlar yürümesini bilmeyenler içindir.
kabul, bunlar gibi iyi vatandaş olamadım. Ama siz bürokrasi kuyruklarının mutsuz kölelerisiniz.
zavallılar! şimdi yerlerinizi değiştirin, yeni oyunlara hazırlanın.
geveze tanrılarınız yeni bir perde istiyor.
sizi elimde simitle izleyeceğim. gazoz içeceğim koşuşturmalarınıza.seçme hakkınız aklınızdan bile geçmeyecek.
evet bayım, bazı şeyleri anlayamadığım doğru...
haftanın üç günü, iş dönüşü uğrayıp kuaförden aldığınız karınızın yanında duran, avlanmayı, sürü beklemeyi beceremeyen şu küçük tüylü yaratığı niçin yanınızda tuttuğunuzu anlamıyorum örneğin. bir gecelik aşkın, kirli şehvetin, sarhoş sevişmelerin genç kızların rahimlerine bıraktığı ceninlerin, yaşlı bir kokananın kırışık cildine sürülmesini anlamıyorum. tayland'lı sekiz yaşındaki yoksul köylü kızların kasıklarındaki batılı sancıyı anlamıyorum. ağızlarında tanrı sözleri, emek sömürücüsü, ucuz işgücü avcısı insanların tanrı'yı mali danışman olarak görmelerini de anlamıyorum. ve bunları anlamadığım her gün büyük şölene biraz daha yaklaşıyoruz.apaçiler'in güney afrikalıların, herlemli zencilerin, lübnan ve perulu gerillaların katılacağı devrim şölenine.
o gün orda olacaksınız doktor. avuçlarınız terleyecek, saygıyla titreyeceksiniz ezilmiş halkların ağırbaşlı düğün çoşkusunu göreceksiniz.
sizi reddediyorum doktor!
hakkımda hiçbir yarıgda bulunma hakkına sahip değilsiniz.akademik kariyeniz değil yüreğiniz yetmiyor. kıçınızı serdiğiniz o deri koltuguğunuzu ve bağıl değerlerini reddediyorum. hayatı tanımlamaya ilişkin ortaya koyduğunuz ekonomik temelli yaklaşımların tümünü reddediyorum.
kapital ahlak kahrolsun!
geride kalanları beklemeliyiz doktor, düşenleri kaldırmak zorundayız. banka mevduatlarına hapsedilmiş umutlar ancak ihanettir.
biz varlığımızı armağan paketlerine koyanlarız. düşünsenize, küçükken anlamadığımız yeminler savurup, varlığımızı varlığınıza, türk varlığına armağan ettik. ağabeylerimize, efendilerimize, vakıflara, derneklere, sonra bütün kente.
tüketildik bayım, çarçur edildik. film izlerken yenilen patlamış mısırlar gibi.
şimdi reddediyoruz. sahta kutsalları, kudurgan şehvetleri.
ben bir iç tehdidim doktor, dış ülke parmağıyım, birlik ve beraberliğe en çok ihtiyacınız olduğu dönemde ortaya çıkan belayım, fitneyim. artık kabusunuzum doktor. arabanıza üşüşen selpakçı çocuğum, büronuza gelen, leş gibi ter kokan işçiyim, mahallenize nereden dadandığı belli olmayan deliyim.
şimdilik bu kadar, yine yazacağım. meryem'in oğlu isa geldi. sanırım şoktan yeni çıkmış, çok sessiz.
hoşçakalın bayım.
beni unutmayın...

Güler Zere'ye Vedalaşma ve Huzur Hakkı




Ölmeye yakınken insan, azalıyor ihtiyaçlar da kalp atışları gibi
Vedalaşmalar ve bir parça huzur, yol üstü lokantalarında çorbayla geçiştirilmiş öğünler
Huzur, kışın sığınılmış, camları buğulanmış bir yol üstü lokantası kadar sıcak Büyük büyük kesilmiş, hafiften bayatlamaya yüz tutmuş doyurucu ekmekler, huzur 
Sahi senin ağzın nasıl oldu Güler, çok acıyor mu?

Dün gece uyudun mu mesela, evvelki gece, daha evvelki?

Ben kanseri bilirim babam da olmuştu, Faruk da

Kanseri bilirim, burnundan beslenen hastaları, kemoterapi sancılarını

Bilirim her sabah vurulması zaruri ithal iğneleri

Pahalı, az bulunan, çok umutla paketlenmiş ithal iğneler

Ecnebi diyor babam, ecnebi malları, ecnebi artistler, ecnebi filmleri

Burt Lançester, Körk Daglıs, Ceyn Fonda, Con Vayne, Sitiv Mak Kuin

Huzur işte, Aksaray Kristal’de, Yıldız’da bir film süresi babasıyla oturabilmesi çocuğun

İnsan ölmeye yakınken, kısalıyor uykular da cümleler gibi

Cümleler, otel odası yalnızlığı, sinemadan çıkar çıkmaz bastıran yağmur

Şehrin yağmur sonrası kararsızlığı

Sana uygun bir vedalaşma ve huzur hakkı arıyorum epeydir

Vakit alır bir vedalaşmaya başlasan benden söylemesi

Kimden başlasan eksik kalacak, eksik kalacak bir çizgi film kahramanı

Ödevlerine yardım ettiğin komşu çocuğu, suskun koğuş arkadaşı

Ne yaparsak eksik kalacak, dünden belli

SSK’mız eksik, masalımız, evraklarımız, taburcu belgemiz, infazımız

Eksik bir mezar taşı yazısı kadar garip, anlaşılmaz hayatımız

Bunu veda sayalım dilersen en havalısından, veda sayalım bunu

Sessiz, buruk, içten, sivil, mavi, ekmek kokulu, iyi demlenmiş

Yol üstü lokantalarında çorbayla geçiştirilmiş öğünlerin ardından

İkram edilen çay bardaklarının tabaklarında Prenses Farah’ın gülümsemesi

Sen önceden gidecek olursan bir yerlere tasalanma Güler, biz de geleceğiz

Kimbilir biraz huzur ve veda koyar bayramlık mendilin içine, öyle geliriz ..

Tarık Tufan /27.10.2009


Ne acıdırki Güler Zere 7 Mayıs günü, aramızdan ayrılmıştır ..
Güler Zere, tecrit politikasının hüküm sürdüğü hapishanelerde önce hasta edilmiş, ardında hastalığının teşhisi ve tedavisi geciktirilmiş, ancak ölümün kıyısına geldiği noktada serbest bırakılmıştır. Serbest bırakılması süreci dahi burjuva politikasının bir manevrası haline getirilmek istenmiştir.. Siliye

Huzur diyorum, ağzı nemlenmiş tuzluktan bir parça tuz dökebilme sevinci

Kelebek -Tarık Tufan


Bazen hayat ağırlasıyor. Bir kelebeğe, kanatlarının ve süslerinin ağır gelmesi kadar hatta!

“Gece nöbeti tutan kandil ile düş gören ruh arasında bir yakınlık vardır.
Her ikisi için de zaman yavaş akar. Düşteki ve ölgün ışıktaki sabır aynıdır.”