Bayramınız Bayram Ola - A. Hicri İzgören

Bugün bayram.Bayram kelimesinin tüm kaynaklardaki ortak anlamı “sevinç, neşe, eğlence” dir. Dargınların barıştığı, Barışın, dostluğun, dayanışmanın ve paylaşmanın adıdır bayram. Oysa coğrafyamız kan ağlıyor, yerleşim birimleri bombalanıyor, insanlar ölüyor. Evet, artık bayramlar da buruk geçiyor. Her günü buruk geçen bir yaşamın bayramı da buruk oluyor.Böyle bir ortamda, sevinçli bir bayram yazısı kurgulayıp güzel cümleler kuramıyor insan. Açıkçası bayramlarımın kanatları kırılmış kaç zamandır... Evet bayram geldi de bayram her zaman yüzü gülenin evine geldi. Fakire, fukaraya, elinde avucunda olmayana yine bayram değil. Her bayramda ayrı bir hüzün çöker yalnızların kimsesizlerin öksüz ve yetimlerin üstüne. Evsizler, köprü altlarında sokaklarda, huzurevlerinde terk edilmiş yaşlıların üstüne... Babası, kardeşi oğlu katledilmiş, kaybedilmiş, başında bir dua okuyacak bir mezar taşı bile olmayan yaralı yüreklerin üstüne... Bir başka türlü  bayram düşlüyor insan: Yaralı ve binbir pareli coğrafyaların oluk, oluk kanın akmadığı, viran olmuş hanelerinde baykuşların ötmediği. Topraklarını ahlaksızların, düzenbazların, hainlerin ve zalimlerin yönetmediği bir bayram. Dünyanın farklı dinlerine, kavimlerine mensup mazlum, mağdur ve muhtaçlarının yarasını sarmak, yüreğini onarmak, onlara müşfik bir el olmak için tüm imkan ve gücünü seferber ettiği bir bayram. Her bir mazlum, mağdur ve mahruma ulaşan bir bayram..Bir bayram yazısında sohbetle şenlenmek, satırlarda karşılıklı demlenmek istiyor insan aslında ama olmuyor. Bu da kanadı kırık, buruk bir bayram yazısı oldu işte... Binlerce yıl öncesinin bayram kutlamalarında okunan bir metinle bitirmek istiyorum: Milattan 900 yıl önce, yani bundan 2900 yıl önce insanlar bayram addettikleri günlerde bir tapınağa aşağıdaki yazıyı asarlar, sıraya geçip okurlar, sonra birbirlerine sarılır bayramlarını kutlarlarmış. İşte o yazı: “Gürültü patırtının ortasında sükunetle dolaş! Sessizliğin içinde huzur bulunduğunu unutma! Başka türlü davranmak açıkça lüzumlu olmadıkça herkesle dost olmaya çalış! Sana bir kötülük yapıldığında, unut ve bağışla! Ama kimseye teslim olma! İçten ol! Telaşsız, kısa ve açık seçik konuş! Başkalarına da kulak ver! Aptal ve cahil oldukları zaman bile dinle onları! Çünkü dünyada herkesin bir hikayesi vardır. Yalnız planlarının değil, ne kadar küçük olursa olsun başarılarının da tadını çıkar! İşinle ilgilen! Seveceğin bir iş seçersen, hayatında bir an bile çalışmış ve yorulmuş olmazsın. İşini çok seveceksin! Olduğun gibi görün! Ve göründüğün gibi ol! Sevmediğin zaman, sever gibi yapma! Çevrene nasihatlerde bulun ama hükmetme!İnsanların kusurlarını bulmaya çalışırsan, onları sevmeye zamanın kalmaz. Ve unutma ki, insanlığın yüz yıllardır öğrendikleri bir kumsaldaki kum tanecikleri değildir. Kaybetmeyi, ahlaksız bir kazanca tercih et! Birincisinin acısı bir an, ötekinin vicdan azabı bir ömür boyu sürer. Bazı idealler o kadar değerlidir ki o yolda mağlup olman bile zafer sayılır. Bu dünyada bırakacağın en büyük miras dürüstlüktür. Yılların geçmesine öfkelenme! Rüzgarın yönünü değiştiremiyorsan yelkenlerini rüzgara göre ayarla! Çünkü dünya, karşılaştığın fırtınalarla değil, gemiyi limana getirip getirmediğinle ilgilenir. Ara sıra isyana yönelecek olsan da, hatırla ki yaratıkları yargılamak imkansızdır. Doğduğun zamanları hatırlar mısın? Sen ağlarken herkes sevinçle gülüyordu. Öyle bir ömür geçir ki, sen öldüğünde herkes ağlasın! Sabırlı, sevimli ve vefakar ol! Önünde sonunda bütün servetin sensin. Görmeye çalış ki bütün pisliğine ve kötülüğüne rağmen, dünya yine de insanoğlunun biricik güzel mekanıdır.” (Xsenos M.Ö. 9 yy.)
Yeryüzünde savaşın ve sömürünün olmadığı, herkesin kendini özgürce ifade ettiği, barış içinde bir arada kutlanacak bayramlar dileğiyle...
 Bayramınız bayram ola.