Dizeler

ah, kimselerin vakti yok durup ince şeyleri anlamaya
(Gülten Akın)
bir halk zincire vurulmuş soyulmuş susturulmuşsa özgürdür hala
işsiz bırak pasaportunu al
 yemek yediği masayı uyuduğu yatağı zengindir hala
bir halk yoksul ve tutsaktır dili çalındığı zaman
dedelerinden kalan ve kayıptır artık
(Ignazio Buttita)

insanın insana verebileceği en değerli şey yalnızlıktır
(Edip Cansever)

dağın eteklerinde orman çam, sedir, ulu çınarlar
birbirini seyrediyor aynasında denizin
çamlar pürleriyle suskun sedirlerin gözleri uzakta
"ölünceye kadar seninim" diyor denize kendi gölgesinde yanan bir çınar
(Cevat Çapan)

derim ki ey kavmim, zulmünüz payidar, yurdunuz çığlığımdı
ki hükmümü kendim veriyorum
yakın beni sesim sorulara dönmeden
küllerimin altında kalacak mutluluk sandığınız ne varsa
(Ahmet Telli)

yok başka bir cehennem yaşıyoruz işte
(Behçet Aysan)

bir ölse, diyor anası, bir ölse hangi bir ülkenin hangi bir yerinde
hangi bir ana bebeğini ölsüne tutuyorsa
batmıştır o ülke ölüm girmiştir temeline
(Gülten Akın)

oy nidem, nerelere gidem her gün bir başka zehir
görmedik bir bahçe, bir çiçek, bir şehir
görmedik bir gülen hasılı bir ferah, bir rahat
uğruna çekilen derttir, mihnettir
senden yana olduğumuz sebeptir kardeşçe hayat
(Enver Gökçe)

gitmek çünkü bütün zamanlarda o ayrıcalıktır ki
ne kadar eksikli olursa olsun ömrünü sevdirir insana
(Şükrü Erbaş)

ufak iş bizimkisi asıl en kötüsü
bilerek bilmeyerek
hapishaneyi insanın kendi içinde taşıması
(Nazım Hikmet)

biliyorum başka dünya yok varsa yoksa bu dünya
biliyorum demir, kalsiyum, azot
hepsi var yattığım yerde
ama ben yokum gül türküsü söyleyecek
hayat yok, en güzel biçimi örgütlenmenin
(Ceyhun Atuf Kansu)

handan hamamdan geçtik
gün ışığındaki hissemize razıydık
saadetinden geçtik umuduna razıydık
hiçbirini bulamadık kendimize hüzünler icat ettik avunamadık
yoksa biz
biz bu dünyadan değil miydik
(Orhan Veli Kanık)

gökyüzü gibi bir şey bu çocukluk hiçbir yere gitmiyor
(Edip Cansever)

akşam bir attır bütün ülkelerde serin esmer bir attır terkisine çocukların bindiği
(Kemal Özer)

ne üs kurmağa geldim yıldızına ne petrol ne yemiş imtiyazı istemeğe
Koka-kola satacak da değilim
selamlamaya geldim seni yeryüzü umutları adına,
bedava ekmek ve bedava karanfil adına
mutlu emeklerle mutlu dinlenmeler adına
"Yârin yanağından gayrı her şeyde hep beraber" diyebilmek adına
evlerin yurtların dünyaların ve kosmosun kardeşliği adına.
(Nazım Hikmet)

Anamız birdir aynı memeden emmişiz dostlar
Kan kardeşiz size kanım kaynıyor
(Enver Gökçe)