Şükrü Erbaş

Unum,suyum,buğdayım

Ben bir iyiliğim,diyorum yitiklik duygusundan doğan.
Çoğalmak istedikçe azalmaktan alırım güzelliğimi.
Saçılmış bir yalnızlığın içinden
seslenirim mahçup ve özgür;
sevdiği herkesi bir kedere dönüştüren kalbimle.
-Karlı bir boşluğa inen gece
çocuk kalır odamın yanında.-
Kalabalığı kanıt gösteririm kalabalığın kendine:
Hiçbir yalnızlık hiçbir hayale
su taşımaz
buğday olmaz
un vermez...
Kendini sevmeni süsleme diyor,
kitaba bakan dostum;bencil bir acısın sen.
Kimseye sevdirmeden gülümsüyorum kalbimdeki kalabalığa.
Öyleyse neden odama düşüyor
çekilen perdenin yalnızlığı.
Ağzının pasını topuklarından aldığım çocuk...
-Suyum,unum,buğdayım-
Herkesin başkasını konuştuğu
bu aynalar pazarında
seni kimselere
söylemeden öleceğim...