O Harika Bir Çınardı! - İmge Yücel

"Babam şiirlerini yazdığı o odada bambaşka bir dünya  kuruyordu. 
Bu dünya 'Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek yok olmayacaktı"


Hayattayken hiç anlayamadım babamı. Onu anlamak için o kadar küçük ve yetersizdim ki bırakın yazdıklarını anlamayı, bazen ne düşündüğünü, ne söylediğini bile anlayamıyordum. Hep masa başında hatırlıyorum onu. Sol eli başında, sağ elinde pilot kalemi ile. 
Kağıtlarla temas etmekten yaralanmış elini arada kremleyerek aralıksız yazarken hatırlıyorum. Çocuk kadar canlı ve heyecanlıydı benim babam. Hele de yeni bir şiirin temellerini atarken. O, gece gündüz yazarken ben kapı dışında bazen nefret ettim şiirlerden.
Babamı çok mutlu ettiği için seviyor ama benden daha fazla onlarla ilgilendiği için sinirleniyordum şiirlere. Ne vardı ki o kadar zaman alacak? Babamın içinde yok olacağı ne vardı orada? Büyüdükçe anlıyorum. Babam şiirlerini yazdığı o odada, yaşadığı dünya dışında bambaşka bir dünya kuruyordu. Kurduğu bu dünya Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek yok olmayacaktı biliyordu.
Biz çok büyük sevgi besledik babamla birbirimize. Akşamları eve geldiğinde çalışma odasına gitmeden yakalayabilmek için kapıda hiç usanmadan beklerdim saatlerce. O da bu bekleyişimi karşılıksız bırakmazdı verirdi sonsuz bir deniz olan sevgisini bana. Geceleri o şiirleri için uğraşırken ben onun yanında bir yere siner ve hareketlerini izlerdim. Sonra uyuyakalırdım. Sabah uyandığımda kollarım, bacaklarım rakı kokardı. Meğer sinekler beni yemesin diye dublesinden fedakarlık edermiş babam. Şiir okumak, konuşma yapmak için davet edildiği yerlere beni de götürürdü ve ben, babam eline her mikrofon alışında şarkı söyleyeceğini sanırdım. Hiç anlamadım, oysa babam orada beyninin yarattığı mucizeleri sunuyordu insanlara. O benim ilerde kuracağım kendi düş dünyamın lideriydi.
Bambaşka bir adamdı benim babam. Çizgi film izlemeye bayılırdı. Her haftasonu birlikte çizgi film saatlerimiz olurdu. O saatlerde annem salona gelir ve “İki çocuk büyüttüm Adnan ama seni büyütemedim” derdi. Babam ise gülerek “eğer ben büyürsem şair olamam. Ben bu ruhu kaybetmemeliyim” cevabını verirdi. Babam gerçekten o ruhu ölene kadar kaybetmedi.
Bir gece beni çalışma odasına çağırdı ve bir şiir okudu. “İmge Dedim Adına” Bu şiir bana yazılmıştı ama ne demek istiyordu yine anlayamamıştım. Babam; “Bu şiir senin için İmge. Biliyorum şimdi sana bir anlam ifade etmiyor ama büyüyünce beni anlayacaksın. Sen bir gün beni çok iyi anlayacaksın. Adının anlamını içinde hisset ve buna her zaman layık ol” dedi.
Nasıl bir şairdi hiç bilmedim ben. Ne düşünürdü? Ne için yazardı? Harika bir babaydı sadece onu bilirdim. Ben babamı şimdi anlıyorum. Şiirleriyle hükmettiği dünyayı şimdi görüyorum. Çok isterdim onu hayattayken tanıyabilmeyi ama on yaşımdayken kaybettim şiir kokan kahramanımı. Onu yokluğunda tanımaya çalıştım. Yazdığı her kelimede aradım babamı. Defalarca okudum bana yazdığı satırları. “Bedenim yok olsa da adım, düşüncelerim hep burada kalacak” derdi babam. Zamansız giderken adını, düşüncelerini, yazdıklarını hepimize, sonsuz baba sevgisini de bana bıraktı. O harika bir çınardı!

Adnan Yücel Edebiyat ve Sanat Festivali