İLYAS SALMAN: Yağmur dolu buluttur türkülerimiz,Siz neden söylemiyorsunuz?



Neden söylüyorsun?
Neden türkü söylüyorsun?
Bu ne biçim türkü söylemek?
Bunları hiç düşünmedim.
Söyledim sadece…
Ya da cevapları dağarcığımda hazır değildi,
Sormaya güç bulamadım.
Siz neden söylemiyorsunuz?

Bildiğim bir şey varsa,
Dağlar çiçek açar, Veysel dert açar.
Çelik sert, ateş yakıcı, su bazen boğar insanı.
Patron istemese de sömürür.
Siz neden söylemiyorsunuz?
Yaşamak türküdür biraz.
Silahı ve savaşı tanımamış bir çocuk yüreğinin aklığı,
Hamile kadınların yalın tertemiz korkaklığı türküdür biraz.
Bilmeden savaşa koşan çocuk,
Yüreği ısıtan kurşun,
Sarı gagalarını açlıktan göğe dikmeleri serçe yavrularının,
Asker postallarının çiçek ezmesi türküdür biraz.
Harput’ta Dersim’de doğmak,
Karnı tok kuzuların oynayışını görmeden ölmek,
Hayatı özgürce örmeden ölmek,

Kömüre saplanan kazma,
Alınlardan yağan yağmur,
Ter denen kutsal yağmur,
Kapıları döven rüzgâr ve ardında bekleyen,
Dayak benzini analarımız türküdür.
Siz neden söylemiyorsunuz?

“Adın büyüsün diye mi söylüyorsun?” dedi biri.
Şöhret denilen çirkin kuşu çoktan yakalamışım.
Kurban eder miyim türkülerimi o aptal karanlığa?
Yoksa gördük ki gürül gürül akan bir dünyadır türkülerimiz.
Sakız dişli kızlarımızın, yağız delikanlılarımızın umududur türkülerimiz.
Yağmur dolu buluttur türkülerimiz.
Sıkar suyunu bulutunun…
Sivas’tan Brezilya’nın gecekondularına bereket dağıtır yılmadan.
Haddimi bilemedim, ustalar bağışlasın.
Bağışlayın.


İlyas Salman