Füruğ Ferruhzad & Hiç Kimseye Benzemeyen Kimse


düşümde birinin geldiğini gördüm
ben bir kızıl yıldızın düşünü gördüm
ve gözüm seğirip duruyor
ve ayakkabılarım çiftleşip duruyor
ve kör olayım
yalanım varsa
ben o kızıl yıldızın düşünü
daha uykuya varmamışken gördüm


biri geliyor
biri geliyor
başka biri
daha iyi biri
hiç kimselere benzemeyen
baba gibi değil
Ensi gibi değil
Yahya gibi değil
anne gibi değil
olması gereken kimse gibi
ve boyu mimarın evinin ağaçlarından daha uzun
ve yüzü İmam Zaman'ın yüzünden daha nurlu
ve gidip polis üniforması giyen Seyyid Cevad'ın
kardeşinden de korkmayan
evimizin bütün odalarının sahibi Seyyid Cevad'dan da
korkmayan biri


ve adı annemin
namazın başında ve sonunda söylediği gibi
"Ya kâziyü'l-kuzat"
"Ya hâcetü'l-hâcat"
olan
ve o,
üçüncü sınıf kitaplarındaki bütün zor sözcükleri
gözü kapalı okuyabilir
ve hatta
bini
hiç eksiksiz yirmi milyondan çıkarabilir
ve Seyyid Cevad'ın dükkanından ne gerekiyorsa
veresiye alabilir
ve o
seher vakti yeşili gibi yeşil
"Allah" ışığının
Miftahiyan Camii'nin göğünde
yeniden parlaması için uğraşabilir
ah...
aydınlık ne kadar güzeldir
aydınlık ne kadar güzeldir
ve ben ne çok istiyorum
Yahya'nın bir el arabası olsun
ve bir de lüks lambası
ve ben ne çok istiyorum
Yahya'nın el arabasında kavunlar,karpuzlar arasında oturmayı
ve Muhammediye Meydanı'nın etrafında dönmeyi
ah...
meydanın etrafında dönmek ne güzeldir
damda uyumak ne güzeldir
Millet Bahçesi'ne gitmek ne güzeldir
Pepsi'nin tadı ne güzeldir
ve ben güzel şeyleri ne çok severim
ve ne çok istiyorum
Seyyid Cevad'ın kızının saçını çekmeyi


neden caddelerde yitecek kadar küçüğüm ben
ve caddelerde yitecek kadar küçük olmayan babam neden
düşüme girenin gelişini çabuklaştırmak için bir şey yapmıyor


ve bahçelerinin toprağı kandan
ve havuzlarının suyu kanlı
ve ayaklarının altı kanlı
mezbaha mahallesi halkı
neden hiçbir şey yapmıyor
neden hiçbir şey yapmıyor


kış güneşi ne tembel
dama çıkan merdivenleri süpürdüm
pencerelerin camlarını sildim
baba neden
yalnız uyurken düş görmeli?


dama çıkan merdivenleri süpürdüm
pencerelerin camlarını sildim


biri geliyor
biri geliyor
gönlüyle bizi çağıran
soluğuyla bizi çağıran
sesiyle bizi çağıran
biri ki önlenemez gelişi
ve kelepçelenip zindana atılamaz
biri ki
Yahya'nın ulu ağaçlarının altında
çocuk yapmıştır
ve günbegün
büyüyor,büyüyor
biri ki
yağmurdan,şırıl şırıl yağmur sesinden
kaktüs fısıltıları arasından
donanma gecesinde
Tophane göğünden
geliyor


ve sofrayı kuruyor
ve ekmeği bölüştürüyor
ve Pepsi'yi bölüştürüyor
ve Millet Bahçesi'ni bölüştürüyor
ve lastik çizmeleri bölüştürüyor
ve boğmaca şurubunu bölüştürüyor
ve hastane sıra numaralarını bölüştürüyor
ve Ferdin'in filmlerini bölüştürüyor
Seyyid Cevad'ın kızının ağaçlarını bölüştürüyor
ve elde kalmış ne varsa bölüştürüyor
ve bizim payımıza düşeni de veriyor
ben düş görmüşüm


Furuğ Ferruhzad / Yeryüzü Ayetleri Kitabından