Ümit İlter : Bir damla UMUT nereye düşerse, çiçek açar. Bu YAĞMUR boşuna değil. Yolu yok, açacak bu çiçek,çünkü YAĞMUR yağıyor..

Hadi gel yağmurun öyküsünü dinleyelim...
 Bu, bir sağanak; hiç dinmeden yağıyor. Yağmur, bir şeyler anlatıyor. Dinler misin?Toprak acıkınca, başlar yağmur. Durduk yere değil; nedensiz, hiç değil. Bir sebebi vardır o yağmurun. Yağması boşuna değildir. Her damlası, toprağın kuraklığa isyanıdır. Ve o toprağın gözleri doluysa, damla düşer o buluttan.
Yağmur ki damlalardan oluşur ama tek bir yağmuru ifade etmez. Yağmur, damlaların hepsidir. Birey değil, çoğuldur, çoktur. Damlalar, yağmurun kendisidir ki, düşen her damla, sözün ağızdan çıkması gibidir. Geri dönmez. Yağmurun da bir sözü vardır. Her damlası umut içerir...Bulutla toprak arasındadır yağmurun ömrü. Ömrümüz gibi yani. Yağmur, toprağa düşünce ölmez. Bereketin adıdır yağmur. Ve sonra bolluğun. Allı yeşilli açacaksa o çiçek, toprağın bağrında; öncesi yağmurdur. Sonrası, toprağın gülüşü, halkın sevinci ve hayatın zaferidir...O bulut, bu toprağa sevdalıdır. Ve aşk faslının maşukudur damlalar. Ve yağmur, bir özlemin kendisidir ki karşılıksız değil. Önce, yağmur düşer toprağa. Yaşanan vuslatın coşkusudur. Sonra, toprak bağrından fidanlarını çıkarır. 

Ki o bulutun hasretiyle, fidanlar göğe ağar. Ve güneş bulaşır dallarına, fidanlar yanar...Nasıl birikmişse bulutta, toprağın sinesinde öyle çoğalır yağmur. Ve bir yerinden parçalar zorba kayayı. Yağmur nehirdir artık; toprağın gözlerinden akar. Nehir ki damlaların toplamıdır. Yine, toprağın hayat damarıdır. Hızlı hızlı, ağır ağır ve çağlayanların şiddetiyle hedefine akar...Damlaların en hırçın ve asi halidir sel. Yıkar geçer bendi, engeli, yasağı. Arıtır hayatı bu yağmur. Ve hayatı kirleten ne varsa, sürükleyip atar bir çamur deryasının içine...Deniz ki tuzludur. Belki, binlerce yılın gözyaşıdır. Ve damlaların şenliğidir. Omuz omuza halayıdır damlaların, o dalgalar horonudur. Kıyılara çarpan damla deryasının hıncıdır. Çarptıkça çarpar...Ve bu destan... ve bu özlem... ve bu sevda... her bir yağmur damlasının kalbinde yazılıdır. Ki eski bir vecizedir kayayı delen; damlaların sürekliliğidir. Şimdi, o yağmurda bir damla olmanın vaktidir. Şehir şehir, sokak sokak, insan insan... Yağmura karışmanın vaktidir. Bir damla umut nereye düşerse, çiçek açar. Bu yağmur boşuna değil. Yolu yok, açacak bu çiçek. Çünkü, yağmur yağıyor. “Sıkıysa yağmasın yağmur!” diyerek hem'de.